TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDAKİ GÜMRÜK BİRLİĞİ’NE GENEL BİR BAKIŞ

Share on whatsapp
Share on linkedin
Share on email

Türkiye- AB Gümrük Birliği, en basit ifadeyle, taraf devletlerin, miktar sınırı uygulanmadan, mallarının her türlü tarife ve vergiden muaf olacak şekilde serbestçe dolaşabilmelerini sağlayan bir sistemdir.

  • Türkiye- AB Gümrük Birliği, Ankara Anlaşması’yla oluşan sürecin aşamalarından biridir.

 

    • Ankara Anlaşması’nda Türkiye’nin, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na tam üye olabilmesi ve Türkiye’nin Türkiye- AB Gümrük Birliği aracılığıyla Avrupa Birliği ortak pazarına girişi için hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve son dönem olmak üzere üç kademeli bir yol haritası belirlenmiş olup, geçiş döneminin tamamlanmasıyla birlikte 1 Ocak 1996 yılında “Türkiye- AB Gümrük Birliği” kararı yürürlüğe girmiştir.
  • Türkiye- AB Gümrük Birliği doğrultusunda uygulanan muafiyetler yalnızca taraf devletlere yönelik olmayıp Avrupa Birliği’nin serbest ticaret anlaşması yaptığı üçüncü ülkeler için de sağlanacaktır.

 

    • Avrupa Birliği’nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkelere yönelik olarak da aynı ortak tarifenin uygulanması Türkiye’nin yükümlülüklerinden biridir. Örneğin, Avrupa Birliği ile Japonya arasında 2019 yılında yürürlüğe giren bir serbest ticaret anlaşması imzalandığından Türkiye’nin taraf olmayan üçüncü ülkelere karşı da Türkiye- AB Gümrük Birliği dolayısıyla ortak gümrük tarifesini uygulamayı taahhüt etmiş olması sebebiyle Japonya, Türkiye- AB Gümrük Birliği’ne taraf olmamasına rağmen mallarının Türkiye’ye girişinde gümrük vergisi vb. vergi, resim ve harç ödemeyecektir. 
  • Türkiye, Türkiye- AB Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa Birliği’nin tercihli ve otonom rejimlerine uyum sağlama amacıyla farklı ülkelerle serbest ticaret anlaşması yapmaktadır.

 

    • Türkiye, Türkiye- AB Gümrük Birliği’ne taraf olmayan üçüncü devletler ile serbest ticaret anlaşması imzalayarak ortak gümrük tarifesi dışında farklı rejimlerin uygulanmasını karara bağlayabilmektedir. Türkiye’nin imzaladığı 37 serbest ticaret anlaşması olmakla birlikte bu anlaşmaların 20’si hâlen yürürlüktedir. Bu bağlamda, yürürlükte olan anlaşmaların diğer tarafını oluşturan ülkeler arasında Bulgaristan, İzlanda, Mısır, Şili, Ürdün gibi ülkeler yer almaktadır.

 

  • Türkiye- AB Gümrük Birliği kapsamında yer alan mallar sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünleridir.

 

    • Türkiye- AB Gümrük Birliği, sadece sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsamakta olup geleneksel tarım ürünleri kapsam dışında tutulmuştur. İşlenmiş tarım ürünlerinin tespitinde tarım payı ile sanayi payı ayrılmakta olup bu malların dolaşımında sanayi payı vergi muafiyetine tabi tutulmaktadır.
    • Kömür ve çelik ürünleri ise özellik gösteren ürünlerdir. Buna göre kömür ve çelik ürünlerine ilişkin uygulanacak tarife bakımından Türkiye- AB Gümrük Birliği uygulanmamaktadır. Bu ürünlere uygulanacak tarife bakımından ürünlerin menşe ülkesi esas alınmaktadır. 

 

  • Türkiye- AB Gümrük Birliği kapsamında taraf devletlerin yükümlülükleri şu anda yalnızca malların serbest dolaşımıyla sınırlı değildir. 

 

    • Türkiye- AB Gümrük Birliği kapsamında malların serbest dolaşımına ek olarak, ülkeler arasındaki rekabet politikası, fikri ve sınai mülkiyet hakları gibi alanlarda da Avrupa Birliği yasal yükümlülüklerine uygun davranma mecburiyeti bulunmaktadır.
    • Türkiye- AB Gümrük Birliği kapsamında sadece malların serbest dolaşımına ilişkin yükümlülükler olmaması sebebiyle, Avrupa Birliği’ne taraf devletler ile Türkiye’nin yükümlülükleri malların serbest dolaşımına ilişkin yükümlülükler ve mevzuat uyumuna ilişkin yükümlülükler olmak üzere iki ana başlık altında toplanmaktadır.
    • Malların serbest dolaşımına ilişkin yükümlülükler kapsamında Türkiye, Türkiye- AB Gümrük Birliği kapsamında yer alan mallar hakkında gümrük vergisi vb. vergileri kaldırmış, taraf olmayan üçüncü devletlerle olan iş ve işlemlerde de topluluk ortak gümrük tarifesini uygulamış, işlenmiş tarım ürünlerinde sanayi payı vergi muafiyetine tâbi tutulmuş ve taraf devletler ihracat ve ithalatta uygulanan miktar sınırlamalarını kaldırmıştır. 
    • Mevzuat uyumuna ilişkin yükümlülükler kapsamında ise Türkiye tarafından, dış ticaret Avrupa Birliği ile uyumlu hâle getirilmiş, Avrupa Birliği’nin farklı ülkelerle yapmış olduğu serbest ticaret anlaşmaları gibi farklı ülkelerle çeşitli serbest ticaret anlaşmaları yapılmaya başlanmış, CE işaretli ürünlerin belgelendirmesini yapan kuruluşların sayısı artırılmış, Rekabet Kurumu ve Türk Patent Enstitüsü kurulmuş ve edebiyat ve sanat eserlerinin korunması, yayın kuruluşlarının korunması amacıyla uluslararası anlaşmalara taraf olunmuş, patent, endüstriyel tasarım ve markaların korunması hakkındaki mevzuat güncellenmiş ve gümrük mevzuatında menşe, gümrük beyannamesi, serbest dolaşıma giriş, gümrük borcu ve itiraz hakkı gibi konularda güncellemeler yapılmıştır.
  • Türkiye- AB Gümrük Birliği’nin geçici süreli uygulanması öngörülmüşse de bu ticaret modeli herhangi bir değişiklik yapılmadan uzun bir süredir uygulanmaktadır.

 

    • Türkiye- AB Gümrük Birliği, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olabilmesi için geçiş döneminde yürürlüğe konmuş, serbest ticaret anlaşmalarının ötesinde olan geçici uygulanması öngörülen bir ticaret modelidir. Ancak günümüzde Türkiye’nin, Avrupa Birliği’ne tam üye olabilmesinin şartları tam olarak belli olmadığından Türkiye- AB Gümrük Birliği geçici bir düzenlemeden ziyade uygulaması hâlen devam etmekte olan bir hâl almıştır. Bu sebeple Türkiye’nin Türkiye- AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda talebi bulunmaktadır. 

 

  • Türkiye- AB Gümrük Birliği’nin bazı önemli alanları içermemesi sebebiyle güncellenmesi gerekmektedir. 

 

    • Türkiye- AB Gümrük Birliği’nde tarım, hizmet sektörü, yatırımlar ve kamu alımları gibi alanlarda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Avrupa Birliği üçüncü ülkelerle bu alanları da kapsayan serbest ticaret anlaşmaları imzaladığından Türkiye- AB Gümrük Birliği’nin bu anlaşmalara kıyasla uygulanabilirliği azalmaktadır.

 

    • Bu kapsamda Türkiye ve Avrupa Birliği arasında Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesine ilişkin olarak Türkiye’nin talepleriyle ön çalışmalar yürütülmektedir. 

Sonuç olarak Türkiye- AB Gümrük Birliği, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin tam üyesi olabilmesi ve Avrupa Birliği ortak pazarına girebilmesi için geçici bir uyum süreci olarak oluşturulmuş ticari bir model olsa da 25 yıldır yürürlükte olan bir düzenlemedir.

Bu kapsamda özellikle hizmet alımları, tarım sektörü, kamu alımları ve elektronik ticaret faaliyetlerine ilişkin düzenleme içermeyen Türkiye- AB Gümrük Birliği revize edilmeye ihtiyacı olan bir ticaret modelidir. Dolayısıyla Türkiye AB- Gümrük Birliği’nin eksiklikleri Avrupa Birliği’nin ve Türkiye’nin üçüncü ülkelerle yapmakta olduğu serbest ticaret anlaşmalarıyla kapatılmaya çalışılmakla birlikte bu anlaşmalar zaman zaman rekabet ortamına zarar veren sonuçlar doğurmaktadır. 

Hukuki düzenlemelerin, toplum ihtiyaçlarına cevap vermesi gerekliliği göze alındığından ulusal ve uluslararası düzenlemeler zaman zaman güncellenebilmektedir. Dolayısıyla taraf devletlerin ve Türkiye’nin ihtiyaçları göz önüne alınarak Türkiye- AB Gümrük Birliği’nin içeriği hakkında yakın zamanda güncelleme yapılması olası görünmekle beraber bu durum Türkiye-AB ilişkisinin seyriyle de paralellik göstermektedir. 

 

Avukat Berk ÖZŞENOĞULLARI

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin