FAZLA ÇALIŞMA NEDİR VE NASIL UYGULANIR?

Share on whatsapp
Share on linkedin
Share on email

ÖZET:

İşletme ihtiyaçları doğrultusunda olağan çalışma sürelerinin arttırılması anlamına gelen fazla çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerince düzenlenmiştir. İşçi bazında haftalık çalışma süresi kırk beş saatin altında ise bu sürenin kırk beş saate kadar artırılması fazla sürelerle çalışma, haftalık kırk beş saati geçen çalışmalar fazla çalışma olarak adlandırılmaktadır. Fazla sürelerle çalışmada işçiye 1,25 katı, fazla çalışmada işçiye 1,5 katı tutarında ücret ödenmesi gerekir. Kanunen fazla çalışma yapılması yasaklanmış iş ve işçiler haricinde olan diğer tüm işçiler için de yıllık fazla çalışma süresi 270 saati aşamayacaktır. İşçinin işyerindeki konumu ve aldığı maaşa göre fazla çalışma ücretinin aylık ücretine dahil olduğu yönünde anlaşmalar da yapılabilmektedir.

AÇIKLAMALAR:

Fazla çalışma, işyeri faaliyetlerinin artırılmasını gerektiren durumlarda, olağan çalışma sürelerini aşacak şekilde ek çalışmalar yapılmasıdır. 4857 sayılı İş Kanunu 41. maddesinde düzenlenen fazla çalışma sebepleri, “Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenler” olarak gösterilmiş olup somut olayın ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilmektedir. İş Kanununa göre, haftalık olağan çalışma süresi kırk beş saat olarak öngörülmüş olduğundan bir haftalık sürede kırk beş saati aşan çalışmalar “fazla çalışma” olarak kabul edilmiştir. Ancak, işyerinin koşullarına göre haftalık olağan çalışma saatinin kırk beş saatin altında kalması da mümkün olduğundan bu sürenin kırk beş saate kadar artırılması “fazla sürelerle çalışma” olarak değerlendirilmektedir. Fazla çalışmanın hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılmaktadır.

Fazla çalışma uygulamasının temel koşulu, işverenin, işçisinden olağan çalışma süresinden daha fazla çalışmasını talep etmesidir. İkinci koşul ise işçi tarafından fazla çalışma yapılmasının kabul edilmesidir. 06.04.2004 tarihli Resmi Gazete’de ilan olunan İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 9. maddesi, işçiden alınacak fazla sürelerle çalışmaya veya fazla çalışmaya ilişkin onayın yazılı olmasını aramakta; bu onayın iş sözleşmesinin kurulması esnasında bir önkabul ile veya fazla çalışma ihtiyacının çıkması halinde düzenlenecek bir kabul beyanı ile işçiden alınmasını öngörmektedir. Yasal mevzuat çerçevesinde, işçiden alınacak onayın genel geçer olması ve işçi tarafından onay tarihinden sonraki tüm olası fazla çalışma taleplerine muvafakat edilmesi mümkündür. İşçi tarafından, muvafakatin geri alınması da mümkün olup işverene yazılı olarak beyan edilmelidir. Geri alma beyanı, beyan tarihinden itibaren otuz gün sonra geçerlilik kazanır.

Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma, işçiye ödenmesi gereken ücret bakımından birbirlerinden ayrılmaktadır. Fazla sürelerle çalışılan dönem bakımından işçiye saatlik olağan ücretinin 1,25 katı; yapılan fazla çalışma bakımından işçiye saatlik olağan ücretinin 1,5 katı tutarında ücret ödenmesi öngörülmüştür. Ayrıca Yönetmeliğin 6. maddesi, yapılacak fazla çalışmalar sonucu, işçiden gelecek yazılı bir talep halinde, zamlı tutar ile ücret ödemesi yerine, fazladan çalışılan her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalışılan her saat karşılığında bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak kullandırma imkanı tanımıştır. Serbest zaman kullanımı, işçinin fazla çalışma yaptığı günleri takip eden altı ay içinde, işverence de uygun görülen bir dönemde, işçinin olağan iş saatleri içinde kullandırılmalı, çalışılmayan sürelere ilişkin işçi ücretinden herhangi bir kesinti yapılmamalıdır.

Kanuna göre temel kural, bir sene içinde yapılacak fazla çalışmalar toplamının 270 saati geçmemesidir. Bununla beraber İş Kanunu’nun 63. maddesindeki çalışma sürelerine ilişkin hüküm doğrultusunda günde on bir saati aşan çalışmalar yasaklanmıştır. Bu nedenle her bir işçi için, yıllık 270 saati aşmasa dahi günde on bir saati aşan bir çalışma yapılamaz. Aksi yöndeki olası bir çalışma, yüksek mahkeme tarafından haftalık fazla çalışma süresine bakılmaksızın fazla çalışma sayılmakta ve olağan ücretin 1,5 katı ücret ödenmesine hükmedilmektedir. Ayrıca fazla çalışma sürelerinin de günlük çalışma süresine ekleniyor olması nedeniyle işçiye günlük çalışma süresi 7,5 saati aşmakta ise bir saat ara dinlenmesi kullandırılması öngörülmektedir.

Kanunda günlük azami çalışma süresi belirtilen işçilerin, onayları alınmış olsa dahi fazla çalışmaya tabi tutulmaları mümkün değildir. Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik ile sayılan işler; turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayının alınması ile yapılan ve 7,5 saati geçen gece çalışmaları haricindeki tüm gece çalışmaları; maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, tünel inşaatı gibi işlerin yer ve su altında yapılanlarında geçen çalışmalar ile 18 yaşını doldurmamış, gebe veya yeni doğum yapmış yahut süt izin süresi devam eden kadın işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.

Ayrıca, bazı meslek gruplarında çalışan işçiler yönünden yapılan ek çalışmalar, fazla çalışma sayılmamakta ve bir ek ücret ödemesine veya serbest zaman kullanımına tabi tutulmamaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici veya beyaz yaka olarak tabir edilen düzeyde ve yüksek ücretle çalışan kimselerin; kendi çalışma saatlerini kendisini belirleyen, herhangi bir üst amir veya yöneticiden çalışma talimatı almayan çalışanların veya çalışması karşılığı prim ücreti elde eden çalışanların da yaptığı fazla çalışmanın aylık olağan ücretlerine dahil olacağı uygulamada genel olarak kabul edilmiştir.

Fazla çalışma karşılığı yapılan ödeme de ücret niteliğinde olduğundan işçinin aylık bordrosunda fazla çalışma kalemleri gösterilmeli, ödeme maaş hesabı üzerinden banka kanalıyla yapılmalıdır. İhtirazi bir kayıt içermeyen ücret bordroları ve banka ödemelerinin uyumlu olduğu hallerde, işçilerin aksi yöndeki fazla çalışma alacağı talebini ispat yükü işçi üzerinde olmaktadır. Fazla çalışma tanık delili ile ispatlanabilmekte, ancak tanık ifadeleri üzerinden kurulan bir hükümde, mahkemelerce hakkaniyet indirimi uygulanmaktadır. Ancak yazılı işyeri kayıtlarının mevcut olduğu durumlarda, tanık ifadelerine göre hüküm kurulamayacağı kabul edilmiştir.

Fazla çalışma ücreti de genel ücret niteliğinde olduğundan 5 senelik zamanaşımı süresine tabidir. Bunun yanı sıra, ücretin zamanında ödenmemesi, işçiye İş Kanunu’nun 25. maddesi kapsamında iş akdini haklı nedenle fesih imkanı tanımaktadır. Ayrıca, fazla çalışmaya ilişkin kanuni düzenlemelere aykırılık halinde işverene idari para cezası yaptırımı da uygulanabilmektedir.

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin