7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yasalaştı

“7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 26/3/2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Kanun, önemli sosyal güvenlik düzenlemeleri ve Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yaşanabilecek bazı olumsuzlukları önlemeye yönelik düzenlemeler içermektedir.

Yapılan düzenlemelerden öne çıkan bazı hususlara özetle yer vermekteyiz;

1) Asgari ücret desteğinin 2020 yılında da sağlanması

Bu Kanunun 29 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanuna geçici 80 inci madde eklenerek; 2020 yılında da sektör ayırımı yapılmaksızın, finansmanı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak şekilde, işverenlere, ödeyecekleri sigorta priminden mahsup edilerek günlük 2,50 TL, aylık 75 TL asgari ücret desteği sağlanması amaçlanmaktadır.

Buna göre; 4/a sigortalıları çalıştıran işverenlerce;
2019 yılının aynı ayına ilişkin SGK’ye verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 128 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2020 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2020 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan iş yerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2020 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için günlük 2,50 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin SGK’ye ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilecek ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır. Ancak yukarıda belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı 6356 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait iş yerleri için 256 Türk lirası olarak esas alınacaktır.

Bu kapsamda destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2019 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu destek hükümleri uygulanmayacaktır.

Yürürlük: 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde.

2) Kısa çalışma uygulamasından yararlanma şartlarının kolaylaştırılması

Bu Kanunun 41 inci maddesi ile 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na geçici 23 üncü madde eklenerek; 30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanması düzenlenmiştir. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek
üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam edeceklerdir.
Bu kapsamda kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler (ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri) hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekmektedir. Yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde sonuçlandırılacaktır.

Bu madde kapsamında yapılan başvuru tarihini 31/12/2020 tarihine kadar uzatmaya ve yukarıda belirtilen günleri farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır.

Yürürlük: 29/2/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde.

3) Telafi çalışması süresinin artırılması

Bilindiği gibi, zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren iki ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilmektedir.

Bu Kanunun 43 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “dört” şeklinde değiştirilmiş ve Cumhurbaşkanı’na bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetki verilmiştir.

Buna göre, işveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilecektir.

Yürürlük: Resmi Gazete’de yayımı tarihinde.

4) Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesine Yönelik Düzenleme

Bu Kanunun geçici 1 inci maddesi ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.

Buna göre;
a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

b) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracaktır. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip
eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacaktır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini 6 ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecektir.

Aşağıdaki süreler bu uygulamanın kapsamı dışında sayılmıştır:

a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri.
b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler.
c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.

2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında;
a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecektir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacaktır,
b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecektir,
c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecektir,
ç) İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınacaktır.

Yürürlük: Resmi Gazete’de yayımı tarihinde.

5) İş Yeri Kira Bedelinin Ödenememesine Yönelik Düzenleme

Bu Kanunun geçici 2 nci maddesi ile 1/3/2020 tarihinden 30/6/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacaktır.

Yürürlük: Resmi Gazete’de yayımı tarihinde.

6) Aksatılan Bazı Ödemelere Yönelik Düzenleme:

7226 sayılı Torba yasa ile 5941 sayılı çek kanunun geçici 5.madde eklenmiş olup iş bu düzenleme ile 24.03.2020 tarihine kadar karşılıksız Çekin Karşılıksız Çıkmasına Sebebiyet Verme Suçu’nun işlenmiş suçların infazını durdurmaktadır. Dolayısıyla bu tarihten önce işlenmiş olup da infaz edilmekte olan veya kesinleşmemiş olan suçlar iş bu madde kapsamındadır. Kesinleşmiş olan cezalarının infazı derhal durdurulmakta ve hükümlüler tahliye edilmemektedir. Tahliye için bir ödeme veya ödeme taahhüdünün zorunlu değildir.

Hükümlünün tahliye tarihinden itibaren 3 ay içinde çek bedelinin karşılıksız kısmının onda birini alacaklıya ödemek ve kalan kısmını 3 aylık sürenin bitiminden itibaren 2’şer ay arayla 15 eşit taksitle ödemesi halinde mahkeme tarafından ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecektir.

İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin ödenmediği takdirde alacaklının şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecektir.

Hükümlü taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde ödemediği bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak eklenecek, kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecektir.

Hükmün infazının durdurulması halinde ceza zaman aşımı kesilecektir. İcra Ceza Mahkemesince verilecek tüm kararlar alacaklıya tebliğ edilecek ve tarafların verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvuru hakları mevcuttur. Bu madde hükümleri her suç için yalnızca bir kez uygulanacaktır.

Yürürlük: Resmi Gazete’de yayımı tarihinde.

Çukur & Yılmaz Ortak Avukatlık Bürosu

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin